FacebooktwitterredditpinterestlinkedinmailFacebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Yeni dönem, hem öğrenciler hem hocalar için yeni bir heyecan. Bu dönem İktisat programındaki bazı dersler bugüne kadar olduğu gibi haftada bir gün blok olarak 3 saat değil, 2+1 şeklinde haftada iki gün olarak planlandı.  Türkiye'deki çok az üniversitede dersler haftada birden fazla güne yayılıyor. Bu nedenle hem bölümdeki birçok hoca hem de öğrencilerimiz için yeni bir uygulama aslında.  Dönem sonunda hem hocaların hem öğrencilerimizin deneyimini dinleyeceğiz. Bu uygulamanın bölümdeki derslerin etkinliğini artırmasını bekliyoruz.

Normal eğitim dönemindeki 3 saatlik bir ders için farklı haftalık programlar oluşturmak mümkün. Genellikle yapıldığı gibi 3 saat tek bir günde blok halinde yapılabileceği gibi, haftada 3 gün birer saat olarak da yapılabilir. Bu iki uç durumun ortasında ise haftada 2 gün 90dk veya haftada bir gün 2 saat, diğer gün 1 saat şeklinde yapılabilir. Biz bu son yöntemi seçtik. 

Bu seçimde iki temel motivasyonumuz vardı. Bunlardan ilki öğrencilerin dikkat sürelerini dikkate alan bir model uygulamaktı. Özellikle temel iktisat dersleri, istatistik ve ekonometri dersleri gibi yoğun dikkat gerektiren derslerde 3 saat üst üste yapılan derslerin etkinliği tartışmalı. Derslerin daha kısa hale getirilmesinin öğrenmeyi artırdığına dair önemli bulgular söz konusu. İkinci motivasyonumuz ise öğrencilerin aynı dersi haftada birden fazla görmelerinin öğrenmeyi pozitif etkilemesi. Buna bilişsel psikologlar "ara verme etkisi" (spacing effect) adını veriyorlar. Bu husus özellikle ödev vb. ders dışı aktivitelerin çeşitli nedenlerle yeterince yapılmadığı üniversitelerde önemli. Öğrenci aynı materyali tekrar 7 gün sonra görmek yerine bu modelde en çok 4 gün sonra tekrar görüyor. Özellikle ortalamanın altındaki öğrencilerin ders materyalini ders saatlerinin dışında sadece sınava hazırlanırken okuduğu gerçeğinden hareketle, bu modelin en fazla okul dışında ders çalışma alışkanlığı olmayan öğrenciler için faydalı olacağını düşünüyorum.

Bu konuda araştırmalar ne diyor diye baktığımızda, bölümdeki tercihimizi destekleyen bulgular görüyoruz. Bu çalışmaların hepsi bizim "eğitim üretim fonksiyonu" dediğimiz indirgenmiş form tahminlerine dayanıyor. Bu tahminlerde çok detaylı bir deney tasarımı yapılmadıkça kontrol edilmesi zor birçok faktör olduğu unutulmamalı. Öğrencilerin öğrenmeye ayırdıkları toplam süreyi dersler, bağımsız çalışma, sınavlara hazırlanma gibi farklı aktivitelere tahsis ettikleri malum. Özellikle iktisatçılar tarafından tahmin edilen "eğitim üretim fonksiyonları" öğrenme aktiviteleri arasında derste geçirilen sürenin öğrenmedeki en önemli faktör olduğunu gösteriyor 1 Dolayısıyla derslere tahsis edilen sürenin etkinliği çok önemli.

Haftada bir gün blok şeklinde yapılan dersler ile haftada birden fazla yapılan derslerin öğrenme üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar, öğrencilerin bir konuya haftada birden fazla maruz kalmalarının öğrenmeyi olumlu etkilediğine ilişkin deliller sunuyor bize. 2 Örneğin pazarlama lisans öğrencilerine ait veriyi kullanan bir çalışma kısa süreli ve haftada birden fazla yapılan derslerin öğrenmede üç saat üst üste yapılan derslere göre daha etkili olduğu sonucuna varıyor.3 Bir diğer çalışma matematik dersleri için yapılmış. Bu araştırmada öğrenme performansı açısından en sorunlu modelin haftada bir gün yapılan dersler olduğu sonucu çıkıyor.4

Yakın tarihteki bir diğer araştırmadan elde edilen bulgular da yukarıdaki sonuçları destekler nitelikte. Lisans makro iktisat derslerine ilişkin zengin bir veri seti ile yapılan bu çalışmada ders saatleri kısaldıkça ve haftalık ders sayısı arttıkça öğrenci performansının arttığı sonucuna varılıyor.5 Bu çalışmada derse devamın da kontrol edildiğini eklemek gerekiyor. Bu konu önemli zira ABD gibi ülkelerde öğrencilerin lisans eğitimleri boyunca çalışmaları oldukça yaygın bir durum. Bu nedenle haftada birden fazla yapılan derslere katılım azalma eğiliminde. Bu nedenle derse devam durumunun kontrol edilememesi halinde tahminlerin önemli ölçüde sapmalı olma ihtimali söz konusu.

Önemli bir husus söz konusu dersin niteliği. Sadece bilgilendirmeye dönük, hatırlanması gereken materyalleri sunan dersler ile anlama, analiz  ve uygulama gerektiren derslerin farklılık göstermesi mümkün. Örneğin ikinci gruba giren derslerin yoğunlaştırılmış programlarda (yaz okulu vb.) açılmasının öğrenmeyi olumsuz etkilediğine ilişkin bulgular da mevcut. 6

Takdir edersiniz ki bu işin bir de hocalar tarafından nasıl algılandığı ve değerlendirildiği husus var. Bu oldukça nazik bir konu. İleride bu konuda da bir iki satır yazacağım.

Bir Cevap Yazın